Webmaster’ın Takdimi
Ben Ilgaz’ın yaşındayken evimizde birkaç tane basılacak düğme vardı. Lambaları yakıp söndürenler dışında, baş köşedeki radyonun ve sonraları siyah beyaz televizyonumuzun düğmelerine basmaya heveslenirdim. Ilgaz ve arkadaşları düğmelere basarak, tıklayarak, dokunarak yaşayacaklar. Hani kuşak farkı deyip dururlar ya; işte o fark git gide açılıyor. Eskilerin yeni gelenlere öğretecek bir şeyi kalmadığı gün, dünyanın düzeni geri dönüşü imkansız bir şekilde değişmiş olacak. Mesela Ilgaz belki de hayatında hiç Mouse kullanmayacak. Yahut bugün ona pek yakıştırdığımız bu elektronik dünya, tabletler, mobil yaşam, sosyal medya gibi kavramlar onun için siyah beyaz televizyon nostaljisine dönüşecek. Bugün onlara yol gösterdiğimizi düşünerek öğrettiğimiz marifetler, babamızın bize radyonun kanalını değiştirmeyi öğretmesi gibi bir hatıraya dönüşecek. Bu çerçevede Ilgaz’ın bloğu masum ve mütevazi bir heves. Onu geleceğe hazırlamak gibi ulvi bir amacı yok, olamaz. Tam tersine, geleceğin yollarını bize Ilgaz açacak, bizim kavramakta zorluk çekeceğimiz dünyalara onun sayesinde ucundan da olsa tanıklık edebileceğiz. Bu bloğun asıl amacı, gelecekte Ilgaz’a komik hatıralar oluşturabilmektir. Belki gelecekte, bir yerlerde sohbet ederken, dört yaşındayken bir internet bloğu olduğunu anlatır, arkadaşlarıyla gülerler. Bizim siyah beyaz televizyon veya Commodore 64’lu günlere güldüğümüz gibi…
Ama belki de Bill Gates’in 90’ların başında dediği gibi “internet geçici bir heves” değildir. Belki teknolojilerin gitgide daha hızlı bir şekilde demode olacağını savunanlar yanılıyordur. Bakarsınız internet, bloglar, sosyal medya gibi şeyler en azından kavramsal olarak gelecekte de birkaç nesil boyunca hüküm sürerler. Olur mu? Olur… İşte o zaman Ilgaz belki de genç yaşta bu dünyaya girmenin avantajını yakalamış olur. Belki 15 yaşına girince Justin Bieber’dan daha çok hayranı olur. Belki de bu bloğu evirir çevirir ve mesleğiyle, markasıyla alakalı bir web sitesine dönüştürür, ve altına minik harflerle “2009’dan beri” yazar.
Hangi zaviyeden bakarsak bakalım, gelecekte veya gelecekteki olası bir geçmişte neler olacağından çok; bugün 4 yaşındaki bir çocuğun kendisini internette nasıl ifade edeceğini merak ediyoruz. Ilgaz milyonlarca akranından hiç farklı değil. Ne önde, ne de geride… Şüphesiz biz kılavuzluk etmesek internetten size seslenemez. Biz onun sesi olacağız, onun bize anlattıklarını yazacağız. Bunun yöntemi bazen basit bir röportaj, ona istediğimiz cevapları vermesini sağlayan sorular sormak, bazen bizden istediklerinden aldığımız ilhamla onun adına bir şeyler yazmak, bazen de basitçe bir şeyler yazıp ona onaylatmak olacak.
Mesela Ilgaz “Lunapark” yazısını çok sevdi, defalarca okutturdu. Oradaki videonun müziğine bayıldı. O müziğin internet sitesinde her zaman duyulmasını istiyor. 1 Mayıs mitinginde kendi çektiği videonun bloğuna koyulması konusunda sabırsızlanıyor. Tabelalar projesi ise tamamen kendi hayal gücü ile geliştirdiği bir proje. Ilgaz’ın webmaster’ı olarak vazifem, onun isteklerini tam olarak anlayıp, en uygun şekilde uygulamak olacak. Bakmayın benim baba olduğuma; bu sitenin patronu Ilgaz… Ve eminim, burada bize söyleyecek çok şeyi var.
CP
