Sihir Gösterim

Dün bütün büyük sihirbazların katıldığı bir gala gecesinde benim de sihir gösterim vardı. Sihirbazlık yapmak için çok çalışmak gerekir. Ben de dört tane oyunuma çok çalışıp hazırlanmıştım. Yine de sahneye çıkmaya biraz korkuyordum. Babamla bir kez tam prova yapmıştık. Sahneye ne zaman girilir, ne zaman selam verilir, sihirli çubuk nasıl sallanır, torba nasıl boş gösterilir hepsini çok iyi öğrenmiştim. Sahnede herkes bizi duysun diye bağırarak konuşmamız gerekir. Bir de hep güler yüzlü olmak hiç somurtmamak gerekir.

Gösteri için annem bana bir kostüm sipariş etmişti ama son gün elimize ulaştığı için kostümlü prova yapamadık. Akşam annem, babam ve ben hazırlanıp gösterinin yapıldığı otele gittik. Ben biraz heyecanlı olduğum için babama gösteriye çıkmak istemediğimi söyledim. Ama herkes beni çok merak ediyormuş, gösteriye çıkmamak çok kötü birşeymiş. Büyük sihirbazlar sözlerinde dururlarmış, ne olursa olsun gösteriye çıkmak gerekirmiş. Bir keresinde babamın ayak parmağı kırılmıştı ama yine de gösterisini iptal etmemişti. Ben de gösterime çıkmaya karar verdim. Ama sadece bir oyun yapacağımı söyledim. Babam da bana “sen bilirsin; ama sahneye çıkıp alkışları duyunca fikrini değiştirebilirsin” dedi. Ayrıca bir de süpriz var dedi; benim çok sevdiğim Paytak Abi de aslında sihirbaz olduğu için orada olacakmış. Paytak TRT Çocuk’daki komik abi. Ben çok eskiden beri onu çok severim, bütün programlarını seyrettim, hem de kaç kere… Youtube’da bir sürü var, siz de seyredebilirsiniz.

Gösteri yerine geldiğimizde çok heyecanlıydım. Benden başka çocuklar da hazırlanmış sıralarını bekliyordu. Ben en küçüktüm, ama yine de abiydim. Biz babamla sahnenin arkasında sehpamı hazırladık, ve beklemeye başladık. Sahnede bazı konuşmalar yapıldı ve nihayet sunucu Özlen Amca “Muhteşem Sihirbaz Ilgaz Pınar!” diye beni sahneye çağırdı. Hemen fırladım. Tabi herkes çok alkışladığı için benim de çok hoşuma gitti. İlk olarak boş saksıdan çiçek çıkarma oyunumu yaptım, çok güzel oldu. Sonra mavi bir mendili boş torbaya atıp rengini değiştirme oyunumu yaptım. Bu oyunda biraz zorlandım, ama tam zamanında mendili sarı olarak çıkardım ve herkes çok alkışladı. “Oooo!” diye bağıranlar bile oldu. Sonra bir sihirli değneğin rengini siyahtan yeşile dönüştürdüm, onu da çok beğendiler. En son küçük bir zar kutusu oyunu yapmak istedim ama yanlışlıkla elimden fırladı. Ama ben hiç üzülmedim, çünkü bazen böyle şeyler olur. En büyük sihirbazlar bile bazen sahnede yanlışlık yapabilir. İyi seyirciler onu da alkışlar. Seyircilerin çoğu sihirbaz olduğu için zaten benim ne yapmak istediğimi anladılar ve çok alkışladılar. Ben de onları selamladım, ve oyunum bitti.

Sahne arkasına geri döndüğümde babam “Eee! Ilgaz’cım hani sadece bir oyun yapacaktın?” diye sordu. Ben de güldüm. “Ne çabuk bitti, keşke bitmeseydi” dedim. Alkışlanmak çok güzel birşey. Bir daha çocuk gösterisi olursa yine katılmak istiyorum.

Gecenin en güzel şeyi, tabi ki Paytak’la tanışmam oldu. Paytak en çok sevdiğim Televizyon kahramanı ve çok iyi bir abi. Onu çok seviyorum, o da beni çok sevdi. Benimle konuştu, kucağına alıp gezdirdi. Sonra beraber fotoğraf çektirdik.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments