Gezi Parkı
Bugün babamla ben hastalandık, okula gitmedim. Babam da işe gitmedi, evde Lego oyanadık. Bir sürü proje yaptık, oyunlar oynadık. Sonra Gezi Parkı oyunumuzun fotoğraflarını çektik…
Gezi Parkı’nda abiler ve ablalar gösteri yapmışlar, polisler onlara kızmış. Polisler bazen hırsızlara kızarlar, bazen de böyle gösteri yapan insanlara kızarlar. Biz de babamla 1 Mayıs gösterisine gitmiştik orada da çok polis vardı. Ama bize hiç kızmamışlardı, benimle konuşmuşlardı. Herkesin üstünü aramışlardı. 1 Mayıs’taki gibi Gezi Parkı gösterisinde de herkes çok bağırıyor. Ama bunlar herşeyi kırıp döküyorlar. Polisler de onlara çok kızıyor. Susunlar diye üzerlerine su sıkıyorlar. Ben de üstüme su sıkılmasını çok isterdim. İyileşince plaja gideceğiz orada böyle sularla oynarız. Geçen sene su parkına gitmiştik çok ıslanmıştık, çok eğlenmiştik; yine gideceğiz.
Gezi Parkı’nda abilerle ablalar kamp yapıyorlarmış. Kampta çay içiyorlarmış. Parktaki kedilerle ve köpeklerle oynuyorlarmış. Akşam olunca çadırda uyuyorlarmış. Ben de izci olduğum için çadırda uyumayı çok severim. Biz de sonra Ilgaz Dağı’nda kamp yapmaya gideceğiz. İzciler sabahları çok erken kalkarlar ve hiç ağlamazlar. Bir de izciler sadece kuru ağaçları keserler. Ama Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmez. Ağacın üstüne bir kedicik çıkmış aşağıya inememiş. Abilerle ablalar kediciğe yardım etmişler.
Oyun bittikten sonra Lego’ları toplamamıştık. Annem işten gelince padin üstündekileri görünce çok şaşırdı. “Aa! Gezi Parkı yapmışlar” diye çok güldü. O da Gezi Parkı’nı merak etmiş. Ben de ona bu oyunu anlattım. Zaten Lego projelerini yaptıktan sonra hep annemle babama sunum yapıyorum. Bu haftasonu Lego Klübü’ne gidemediğim için sunum yapamamıştım, iyi oldu.










Çok şirin olmuş yazıda ayrıca güzel sevgilerimle Tülin